Ziya Gökalp ve Türk Töresi Hakkında Bilgiler

(1 müşteri değerlendirmesi)

400,00

Uzun zamandan beri gelişen Avrupa karşısında durmadan gerileyen Osmanlı İmparatorluğu’nu kurtarmak için 1908’den sonra aydınlar arasında çeşitli fikirler doğmaya başladı. Bu fikirlerin başlıcaları:
Batıcılık (Garpcılık), Osmanlıcılık, İslamcılık ve
Türkçülük idi.

Kategoriler:

Açıklama

Ziya Gökalp ve Türk Töresi Hakkında Bilgiler için 1 değerlendirme

  1. Nuri Sezen

    Ressam Nuri Sezen;
    Muharrem Yellice, Ziya Gökalp ve Türk Töresi adlı kitabı hakkında;
    Türkçü, araştırmacı yazar Muharrem Yellice, son yıllarda üst üste kitaplar yazıyor. 1945 doğumlu bu yazar, yaşının üzerinde çabalar sarfediyor. Türk toplumu için pek yararlı bu çalışmaları takdir etmemek, yazara teşekkür etmemek mümkün değil
    Kitabın zengin muhtevasından dolayı tamamını özetlemek mümkün değil. O bakımdan bir kaç fikir motifi sunmakla yetineceğim.
    Türk Töresi: Milleti ayakta tutan töre ve yasalardır. Bir başka deyişle, Türk Töresi, atalardan kalan geleneksel kuralların toplamıdır. Töre, bir milletin ta kendisidir. Töre yok olursa millet yok olur. Töre konuşursa Hakan susar! Törede en önemli husus, dildir. Dil millileştirilmeden Millet olunmaz. Türk Töresinde dikkat çeken önemli hususlardan biri de, Türklerin kadına verdiği değerdir. Eski Türkler, kadında yaratıcılık vasfı görmüşler. Doğurarak yaratan kadın, Türklerin gözünde kutsal. Erkeğin kadından üstün olmadığı, eşit olduğunu görmüş ve kabul etmişler. Kadının mührünün olmadığı fermanlar geçersiz sayılmış.
    Muharrem Yellice yazmış ben okudum. Kitapta sorgulanan sorulan, dikkat çeken onca husus var. Bunlara verilecek doğru cevaplar, onca toplumsal sorunu aydınlatacak, bize ışık olacak nitelikte.
    Gökalp, batıdan aldığı fikirleri, olduğu gibi aktaran nakilci biri değil. Kendi şahsiyeti ve Milli Kültür ile yoğuran hakiki bir düşünürdür. O yüksek ideallerinin bir gün gerçek, fakat şimdilik masal” olduğunu ifade etmekte. “Türkler medenileşmesi için, sağa sola bakmamalıdırlar. Sadece arkalarına( tarihlerine) dönüp bakmaları yeterli” demektedir. Bu söz, Atatürk’ün “Türklerin unutulmuş medeni vasıfları bundan sonraki inkişafı ile yeni bir güneş gibi doğacaktır!” sözündeki inanç, ümit ve heyecanla çakışmaktadır.
    İstediğini elde eden, kabına sığmaz hareketli, fetihçi Türk Milletiyle ne kadar ortak yönler sergiliyor? okuyup- dinleyip öğreneceğiz!
    Teşekkürler Muharrem Yellice

Değerlendirme yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir